İlk dizel ve ilk turbo dizel motor

Günümüzün olmazsa olmazı dizel motorun keşfi.

Alman mühendis Rudolf Christian Karl Diesel tarafından yapılan deneyler sonucunda kullanılan yakıtın sıkıştırılarak patlayabileceği ortaya çıkmıştır. 1892 yılında patentini aldığı bu çalışma günümüzde motorin ile çalışan motorların isim babası olmuştur.

 

Turbo dizelin doğuşu

1905 yıllında İsviçreli mühendis İsvaç’li mühendis Alfred Büchi tarafından dizel motorlara turbo adaptasyonu için ilk girişim yapan kişidir ve 1905 yılında patentini almıştır. Turbonun o dönemki imalat yöntemleri sebebi ile çok büyük olması karayolları taşıtları için uygun değildi.

Alfred Büchi

1920’li yılların başında büyük dizel gemi motorlarında kullanılmaya başlanan turboların ilk örnekleri MAN, Daimler Benz, Sulzer Bros, Paxman gibi markalar oldu. İkinci dünya savaşından sonra hızlanan ve gelişen otomotiv mühendisliği 1951 yılına geldiğinde ilk olarak seri üretimi yapılan Man ve Volvo kamyonlar ile tanıştık.

1920 model MAN

1963 yılında Rover 2500cc dizel motoruna turbo adapte etmiş fakat seri üretime hiç geçmemiştir. Güvenirliliği sorgulanan ve 1970’li yıllara kadar beklenen satışlara ulaşamayan dizel motorlu kamyonlar için ilginç bir süreç yaşanacaktı.

1973 yılında tüm dünyada yaşanan petrol krizi ile gözler turbo beslemeli dizel motorlara çevrilmişti. 1978 yılında Mercedes turbo dizel motorlar üzerindeki testlerini bitirmiş ve seri üretim için hazır hale getirmişti. W116 şasi kodu ve OM617.950 motor kodu ile 300SD model Mercedes ilk dizellerini Amerika’ya yollamıştır.

 

1979 yılında ise Avrupa için ilk turbo dizel motor ise Fransızlar tarafından satışa sunuldu.

Peugeot 604 modeli için üretilmiş olan turbo dizel başarı sağlamış ve dayanıksız dizel algısını yıkmaya başlamıştır. 1980’li yıllarda turbo dizel üretimleri birçok marka için geçerli olmuş ve günümüze dek uzanan dizel üretimleri başlamıştır.

Son yılların kötü çocuğu turbo dizel motorlar çevreyi kirletse de sıkıştırılarak patlayan dizel yakıtın yüksek torka ihtiyaç duyan  iş makinaları ve ağır koşullarda çalışabilmeleri açısından uzun yıllar hayatımızdan çıkmayacak gibi görünüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir